Stephan Kaluza

SANATÇILAR
Et in Arcadia ego (Ve ben de Arkadya'da) Rönesans'tan beri (sanatsal) bir yaşama duygusunu sembolize etmekte; özellikle Nicolas Poussin'in 1640 tarihli aynı adlı tablosuyla, ücra (kurgusal) arkadik manzarayla bir ölümlülük özlemi ilişkilendirilmektedir. “Ben de Arkadya'daydım” sö- züyle bu taraftaki yaşamın sonlu olduğu ima edilmektedir. Arkadya, yani idil, bu dünyadan değildir; insani acının unutulduğu bir yer; bir gü- zellik, adalet ve özgürlük cenneti anlamına gelmektedir; aynen Thomas More'un 1516'da bu “ütopya”yı romanında tasarladığı gibi: İdil, tasavvur edilebilir bir diyarın mükemmelliğidir. “Arkadienmaschine” projesi, idil üzerine bir deneme, bu idili kavranabilir ve komplike bir sistem olarak üç parçada tasarlama denemesidir: 1- Arkadya manzaraları: İzleyiciye sunulan büyük boy fotoğraar birçok münferit öğeden oluşmaktadır: Eifel'den bir orman parçası, Pireneler'den bir ırmak, Yunanistan'dan dağlar, Alpler'den çayırlık alanlar vs... Bir araya getirilen bu manzaralar bu şekilde mevcut değildir; münferit, özellikle güzel parçaların birleştirilmesiyle one-shot (tek seferde çekilmiş) etkisi yapan (yapay) bir bütün oluşturur. 2- Metinsel konsept, Arkadya'yı gerçeğin bir tasviri olarak tasarlar: Arkadya'nın bitki ve hayvan türleri nelerdir? Hava sıcaklıkları nasıldır; günler ve gecelerin uzunluğu ne kadardır? Bu diyar herkesin ihtiyaçlarına denk düşmekte, böylece “arzu edilen” vasatı ortaya koymakta, öyle görünmektedir: Arkadya'daki çimlerin uzunluğu 17 cm'dir, ne fazla uzun ne fazla kısadır; dağlar insani şartlara uygun şekilde ormanlıktır, dik bayırlar yoktur, yabani hayvanlar azdır; gündüz hava sıcaklığı 24 derece civarındadır; haftada bir kez yağmur yağar. Arkadik doğa, insanoğlunun vasatlık özlemine uygun düşmektedir. 3- Dijital manzaralar ve modellerle Arkadya simüle edilir: Dağlar, akarsular, mesafeler, yükseklikler ve genişlik ölçüleri. Ormanlar nerede yer alıyor, çayırlar nerede, hangi hayvanlar nerede yaşıyor? Üç boyutlu model, Arkadya'yı idrak edilebilen bir matris şeklinde tanımlar. Bu çalışma bir ironi olarak algılanabilir ama aynı zamanda da bir incelemedir; arzularında ve özlemlerinde “insani olan” kendini gösterir; bu özlemlerin tasninde sanatsal bir ilke izlenir: Görünür olan, içtekini ifşa eder. Oscar Wilde der ki: “Ancak boş kafalılar dıştakine göre hüküm vermez; dünyanın sırrı görünendedir, görünmeyende değil.”
Arkadienmaschine #1 2012
Arkadienmaschine #4 2012
Arkadienmaschine #6 2012
Arkadienmaschine #7 2012
Arkadienmaschine #5 2012
Arkadienmaschine #2 2012